Showing posts with label universite. Show all posts
Showing posts with label universite. Show all posts

8 Mar 2012

Sana bir neden daha ...



Herkese yine merhaba.


Biliyorum bi suredir bloguma yazmiyorum, kusura bakmayin. Assignmentlarla ugrasmaktayim halen ama onemli olanlarini sonunda bitirdim.


Neyse.


Su universite hayati denen sey var ya ... Guzel, gercekten guzel her ne kadar zor olsada ama...


Her zamanki problemim yine su ustune cikmaya basladi. Etrafimdakilerin dogru insanlar olmadiklarini anlamaya basladim, yine ayni sey, yine ayni olay.


Etrafimda 10 sarhos dolanirken, elimdeki vodkayla bile yalnizligi seciyorum sessizce. Guluyorum arada bi, her ne oluyorsa katiliyormusum gibi yapmaya calisiyorum kimse anlamasin diye. Sonra vodkadan bir yudum daha aliyorum. Bardagin icindeki buzlar dudagima deydikce yeniden gercek dunyaya donuyorum o soguklugu ile. 


Nedendir bilmem ama sanki tek "dogru" cevremi Turkiye'de hatta Ankara'da bulabildim bugune kadar. 
Nasil baglanmissam artik.
Keske herkesi onlara karsi karsilastirmasam diyorum, belki ozaman beklentilerim daha dusuk olurdu ve ben daha mutlu olurdum falan...


Ama hayir, oyle insanlarla tanismisim ki, onlarsiz olmuyor.


Iste evim orasi demem icin sana bir neden daha.


"I'm not lonely, I'm just alone... here."

17 Feb 2012

HomeSick



Bilmiyorum...


Bazen kendimi garip bir boslugun icindeymisim gibi hissediyorum. Oysa istedigim ve benim icin gerekli olan cogu seylere sahibim ve buna cok minnettarim. Benim icin herseyi yapmaya hazir annem ve babam, cok sevdigim ve bana hep destek olan sevgilim, beni yalniz birakmayan arkadaslarim ve gelecegim icin simdiden cogu kapilari acmis olan bu olaganustu universite.


Bir sessizlik cokuyor, gecenin bi yarisinda....


Yurttaki kucucuk odalarin birinde belirsiz bir noktaya bombos bakan bir kiz. Yatakta oturur, saatlerce dusunur. Haftalardir ne kanepeye dokunmus nede televizyon ekrani gormus bir genc. 


Ama en azindan her olaya iyi tarafindan bakmaya calisiyorum. Yurda tasinali gercekten "buyudugumu" hissediyorum. Tek kalmak ne kadarda zormus oysa, babacigim seni artik daha da iyi anliyorum. 


Duvarimdaki saat... "tik tok, tik tok" ama yemin ederimki zaman gecmiyor. Arada bi astigim fotograflara bakiyorum. Duvarim (fotograflar acisindan) 4 bolumden olusuyor. Giris kapimin sag tarafinda Ankara'da arkadaslarimla cektirdigim fotograflar, sol tarafinda annem ve babamla cektirdiklerim, yatagimin sol ust tarafinda universitenin ilk doneminde cekilenler ve sol altta yane yatagimin tam yaninda ise sevgilimin fotograflari (ki uyandigimda ona dokunup sarilamasamda ilk onu goriyim diye) 


Konudan biraz saptim degil mi? Ozur dilerim.


Butun bunlara ragmen sessizlik insanin en buyuk dusmani olsa gerek boyle zamanlarda. Dusuncelerinin en yuksek seste oldugu anlar iste bu anlarda olsa gerek... Kafamin icindekiler sigmiyor bedenime. Bunuda depresif bir sekilde disariya yansitiyorum demekki. 


Sanirim sadece "evimi" ozluyorum.


Sizce sacmaliyor muyum?



31 Jan 2012

Yurtta Hastalanmak ...

Eskiden hastalaninca dibe vurdugumu dusunurdum ama simdi yurtta yasayipta hastalaninca ...


AMAN TANRIM!


Zaten en buyuk korkum atesimin cikmasidir, o da oldu. 


Grip oldum sanirim.


Gecen gece atesim cikti, bir dakika cok sicak diye soylenirken (sessizce, kendi kendime) ikinci dakika cok soguk diye titrer oldum. Annemde yazik bana Skype'tan yardim etmeye calisiyor falan.
Evden uzak olmayida ben sectim hane, kendi kendime yasiyim zorluklari falan filan ogreniyim diye.


Tek yasamak cidden zor.


Corba bile icemiyorum (tabi yaptigim hizli corba, mutfaga kadar gidecek halim bile yok halen)  kokusu midemi bulandiriyor. Anca nane, ihlamur yaninada tatli ekmek, sabahtan aksama kadar boyleyim. 


Bugun dunden biraz daha iyiyim ama bogazim halen kotu ve ayaga kalktigimda bayilicak gibi oluyorum. 
Malesef aksam seminarim var ve gitmem lazim... 


HA GAYRET!


Moralimi duzelten sarkiyi dinle, yok daha neler!