Gecen yil universite 1.siniftayken haftanin en az 5 gecesi disari cikardim. Pazartesi, sali, persembe, cuma, cumartesi bazende pazar gunleri bizim "grubun" sectigi gecelerdi. Sectigi geceler diyorum cunku bizim universitenin her gecesinde bi klupte universite gecesi vardi. Disari cikmadan once yurttaki mutfagimizda icip eglenirdik, amac gece kluplerine girmeden once kafayi bulmak sonra yine icip daha da sarhos olmakti. Zor sarhos oldugumdan her parti bizim icin bi acidan beni en azindan cakirkeyif/sarhosluk arasina getirmek icin bi oyun haline gelmisti.
Simdi dusunuyorumda...
Neden insanlarla beraber olupta haftada 5 gece icince degilde, tek basina odanda oturup sadece muziginle beraber sessizce icince "alkolik olucaksin" diye endiselenmeye baslar insanlar?
2.sinifa baslayali (universitede bulundugum surede) 1 kez bile gece klubune gitmedim. Gecen yil beraber takildigim grubu biraktim. Gereksiz insanlari hayatimdan attim. Ve bunun sonucunda hem derslerime daha cok odaklanabildim, hem insanlarin sacmaligindan kacabildim, hem sarhos "arkadaslarimi" gecenin sonunda toplama gorevinden kurtuldum, hemde dogru duzgun para biriktirmeye basladim.
*Bu yaziyi Pazar sabahi guzel guzel yaziyodum ama saat 10da yan odadaki gerizekali kiz muzigiyle evi gece klubune cevirdigi icin butun yazma istegim bok oldu. Sonra devam ederim ...
Hayat, gece gökyüzüne bakıp "Bir tane bile yıldız olmaz mı?" derken meteor yağmuruna tanıklık etmekmiş...
20 Jan 2013
16 Jan 2013
Bugun resmen
kendimi bilet almaya kalkisirken buldum. Ne olduysa artik, kendimden gecmisimde
ani kararlar almaya baslarken durdurdum kendimi. Kacmak istiyorum. Yada buna
ihtiyacim var. Bavulumu toplayip bi daha buraya geri donmemek gibi bi hayalim
var. Sabirsizlasiyorum yine ama bu sefer istikametim belirsiz zaten bekleyenim
yok. Tam ucak biletini alicakken ne yaptigimin farkina varip dusunmeden kendimi
dersime verdim. Yeni kacisim bu oldu zaten. Dersler. Cunku ders calisirken
baska bisey dusunmuyorum. Okudugumu anlamak icin aklimdan gecen yuzlerce
sacmaligi durdurup sadece tek biseye odaklaniyorum. Araliksiz calisip kendimi
iyice yoruyorum ki dersimi bitirdikten sonrada kafam baska yerlere gitmesin.
Tabi bugun boyle olmadi. Aradaki uzun molalarim sayesinde hem kafami dersler
sayesinde yordum hemde gereksiz seylere...
Tamam sustum.
Birds of Prey
It was to the sound of the seagulls, that I had
found a way to cherish my loneliness.
Floating above my head, with the cold sand beneath
my feet.
& the wind so cold that with every second I had spent wrapped in it, I could slowly feel my body going numb.
& the waves... It was as though I was
watching my inner selfish emotions, crashing.
& my body had become the rocks, that got hit
by their anger, gradually eroding.
Even though it was all natural, simply the
nature taking its course, it was a disaster.
& even though it was an anticipated tragedy, there was
something so disturbingly beautiful and peaceful about it.
Witnessing the innocent being wiped away from
afar.
Just like those times when I witnessed myself
destroying me.
& it was the eyes of a falcon that had
gotten to me.
It was like a puzzle that I for once could not solve.
A mystery that stared straight into my soul.
Flying around me with those gazing eyes without making a single sound.
Drawing me towards an unknown.
9 Jan 2013
Gecen aksamki olay benim basima gelicek... Haykirarak gulerim!
Evlilige hic bi zaman
sicak bakamadim. Tamam itiraf ediyorum arada bi dusunurum, “bi gun neden
olmasin?” gibisinden. Oysa bizim ailede bugune kadar bosanan bile olmadi.
Evlenen bir kez evlendi sonrada oylece gecinip gittiler iste. Ama belkide evde,
lise cagima kadar goremedigim evlilik kareleri yuzunden boyleyim bilemiyorum.
Annem, babam nerdeyse 22 yildir evli olmalarina ragmen babamin isi nedeniyle
hic bi zaman dogru duzgun beraber yasamaya zamanlari olmamis. Yani bu 22 yil
icinde 1 yili ayri ulkelerde (sehirlerde bile degil duruma bak iste) bile
olmadan yasadiklarini sanmiyorum. Sanmiyorum diyorum bide tam emin degilmisim
gibi, butun hayati boyunca babasini zar zor goren kiz ben degilim ya hadi
neyse.
*Lisedeki ekonomi dersinde ogrendigime gore hic bi zaman bisey
kesinmis gibi yazmicakmissin. O gun bugundur nerdeyse herseyi boyle yazar oldum
bu da alakasiz bi not*
Sahsen ben boyle bi evlilik istemem. Evlilikten once gelen iliski durumlarinda
ciftlerin birbirinden uzak (Long Distance Relationship) olmalari normal ama
evlenince bi zahmet biseyler ayarlansin. Ne bu boyle? Bi taraf bekar evinde
yasarken diger taraf cocukla kaliyor falan.
Konumuza devam edelim...
Amerika’da doktorasini yapan kuzenim, Fransiz erkek arkadasiyla Turkiye’ye
geldiler Noel tatili icin. Adamcagizin bi kac fotografini gormustum zaten
facebook’ta. Aileyle tanistircaklar falan filan. Amcamlarin evine gittik, 175
boylarinda, kumral, zayif, kuzenim gibi 25 yaslarinda bi Fransiz, iyide birine
benziyo. Kim dokunsa incitebilir gibi... Dogal olarak sessiz ve utangacti nede
olsa sadece kiz arkadasinin ailesiyle degil, kiz arkadasinin Turk ailesiyle
tanisiyordu. Acidim ama en azindan nerdeyse herkesin Ingilizce bilmesi onu biraz
rahatlatmisti sanirim. Sonrada canim annecigim ve babacigimin benim 4.dilimin
Fransizca oldugunu soyledi tabi, gurur duyuyolar ya.. o da sevindi,
sevinmesinede en son ne zaman dogru duzgun Fransizca konustugumu bile
hatirlamiyorum. Cok gerekmedikce, yani biri beni Fransa’ya postalamayip orda
tek basima birakmadikca konusmam, kendi istegim olmadan.
Gecenin sonunda herkesden gecer not aldi tabi. Sessiz, sakin, saygili bi
Fransiz beyfendisiydi nede olsa.
Sonra dusundumde, eger ben bi gun evlenicek olsam (ki hep evlenmem derim
ama kendimden bu kadar eminde konusmamaliyim biliyorum) ya gizlice evlenirim
yada butun sulaleme bir gun onceden falan soylerim. Gelen gelir, gelmeyende
kendi bilir, ben kactim hadi gorusuruz misali..
Damat adayini aileden saklamak bile degil olay. Damat adayini hayatta
tutmak. Bugune kadar aileme (annem ve babam dahil) hic bi erkek arkadasimi
tanistirmadim. Tanistirdim ama sadece arkadasim olarak bildiler tabi. Benim
tarzimda belli bide. Gorunus olarak boyle boyle bi tarzim var demek istemem ama
eger gecmisime bi goz atarsak kahve sac ve goz, 180+ boy diye bi gercek cikiyo
ortaya. (Evet canim bu minyon boyutuma ragmen boyle seyler oluyor) ama
kesinlikle karizmatik bu da ayri bi gercek. Kisilik olarak tabikide guclu,
saglam bi kisilik onemlidir. Genelde hislerimi degil beynimi kullanirim ama
olay biri olunca en cok hislerimle giderim. 6.hissimde bi enteresan oldu yazdan
beri ama o tamamen farkli bi konu. Zaten zor begenirim... sustum.tamam.
Ama genel olarak baktigimizda butun sulalemden biraz fazlasiyla farkli bi insan olup
ciktigimdan (bunu nasil becerdigimide bilsem) hoslandigim erkeklerinde ailem
tarafindan hemen oracikta sevilicegini sanmiyorum. Ama olsun, o dusunmesin bu
seyleri, kafasini yormasin.
Istanbul’daki dunyalar tatlisi ama bi okadarda yaramaz ablacigim... beni
anladigini biliyorum... heehheheheh.
5 Jan 2013
2013’e girdigim saniyede belliydi gunlerimin bok gibi gececegi…
Her sabah icimde
anlamsiz bir boslugun verdigi aciyla uyanir oldum. Kolayca utanmayan ben, yerin
dibine girip bi daha cikmamak icin delik arar oldum. Gelecegimi merak ederdim
en cok, o duyguyu bile kaybettim. Girmez olaydim su lanet 2013’e.. 13 bide
ugurlu numaram olucak, hadi ordan…
Insanlari mutlu
etmeye calisirsin ama ne kadar cabalarsan daha da batarsin. Her ne kadar
bazilari gercekten mutlu oldugunu soylesede neden buna kendimi inandiramiyorum?
Okadar ettigim laflardan sonra nerdeyse hic birini yerine getiremedigimi
gordukce kendimi gerizekali bi yalanci gibi hissediyorum. Belkide o yuzden
inanamiyorumdur? Pinokyo bile dedim okadar ama neyse iste. Ama o ilk haftayi
hatirliyorum, gozleri halen kapaliyken dudaklarinin minik bi hareketle
olusturdugu o masum gulumseyisi.. Iste o an, hayatimda hic ayni anda tatmadigim
bi mucize olustu... gercek huzur ve mutluluk.
Fazla sacmaladim,
fazla yanlis anlasildim... Arkadasliktan ote ama sevgiliden az iliskidir bence
en guzeli. Samimidir. Kasmaz, illa romantik olma hissi vermez, rahattir. Birazda
evcilik tadinda. En azindan suan benim icin boyle. Dogru duzgun bi iliskiye
gercekten hazir degilim. Yapabilcegimi sanmiyorum ve bunun icin bi suru neden
sayabilirim ama neyse, gerek yok...
Babamla
eskisinden daha fazla tartisiyoruz artik. Koridorda gordugumde bile kaciyorum
resmen. Kesin yine bi laf edicek dusuncesiyle.. ki... hizlica ortaliktan yok
olmazsam ediyoda.. Stres, stres, stres. Bide bana manyak diyin ama Ingiltere’ye
gercekten donmek istemiyorum. Bu hayat tarzi beni fazlasiyla yordu ama ben
guclu olmaliyim diyip duruyorum iste kendime.
Sadece (yine)
sessizce uzanip beni guvende hissettiren birinin bana sarilmasini istiyorum...
Cok mu?
...
...
...
...
...
...
...
Dudaklarini bi yaklastirir misin? Bisey denicem.
...
...Dudaklarini bi yaklastirir misin? Bisey denicem.
25 Dec 2012
Buna nasil baslayacagimi bile bilmiyorum…
Bugune kadar hic dogru duzgun nasil hissettigimi anlatamamisimdir. En kotu yanim ve en buyuk eksikligimde bu olsa gerek. Ozellikle Ingiltere’ye tasindigimdan beri gelistirdigim bi “savunma mekanizmasi” gibi. “Insanlar ne hissettigimi bilmezse beni incitemez” dusuncesi. Kendimi koruyacagim diye insanlari hayatimdan itmeyi becerdim ya o da ayri bisey tabi.
Bugunku ve bundan onceki davranisimi (illa) aciklamak istiyorum. Becerebilcek miyim bu sefer bakalim…
Benim tek istedigim guzel gunler gecirip beraber mutlu olmamizdi, o yuzden okadar seni mutlu etmek istedigimi anlatmaya calistim. Mutlu oldugunu soylemene ragmen nedenini anlayamadim. En azindan benden kaynaklanmadigindan eminim cunku seni mutlu edebilcek hic bisey yaptigimi, hatta yapabildigimi dusunmuyorum.
I feel like a total disappointment and a liar. Kendimi suclu hissetmemin en buyuk nedenleride bunlar. Okadar konusmadan sonra hayal ettigin, istedigin gibi biri degilmisim gibi, bosuna aylarca vaktini harcadigin zaman kaybi gibi.
Neyse, daha fazla uzatmadan burda susuyorum.
p.s. saat 2.14 olmus uyuyamadim ya, o halde Merry Christmas falan filan.
Bugunku ve bundan onceki davranisimi (illa) aciklamak istiyorum. Becerebilcek miyim bu sefer bakalim…
Benim tek istedigim guzel gunler gecirip beraber mutlu olmamizdi, o yuzden okadar seni mutlu etmek istedigimi anlatmaya calistim. Mutlu oldugunu soylemene ragmen nedenini anlayamadim. En azindan benden kaynaklanmadigindan eminim cunku seni mutlu edebilcek hic bisey yaptigimi, hatta yapabildigimi dusunmuyorum.
I feel like a total disappointment and a liar. Kendimi suclu hissetmemin en buyuk nedenleride bunlar. Okadar konusmadan sonra hayal ettigin, istedigin gibi biri degilmisim gibi, bosuna aylarca vaktini harcadigin zaman kaybi gibi.
Neyse, daha fazla uzatmadan burda susuyorum.
p.s. saat 2.14 olmus uyuyamadim ya, o halde Merry Christmas falan filan.
24 Dec 2012
Yanlis zamanda hayatiniza giren kiz
Kendi capimda bi problemim ama en azindan bunun farkindayim.
Duzelmeye calisirken kendimi daha mi yiprattim? Herseyi
gittikce batirdim mi? Buyudumugu saniyordum, yoksa yanildim mi?
Belkide duygularimi tamamen kapatmaya karar verdigimde bunu
yerine getirmeliydim? Sirf mutluluga yer vericem diye kapinin araligini biraz
fazla acmis olsam gerek.
Ama bu sefer dikkatliydim.
Kicimla dusunmeye karar vermistim ki tamda iyiye gidiyodu hersey…
Subscribe to:
Posts (Atom)



